kanat

kanat, -dı

a. 1. Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ: “Bir daldan hızla geçip gitti bir kuş kanadı / Sessizlik bir tüy gibi bir dakika sallandı / Pırıldadı bir ateş böceği sarmaşıkta” -H. F. Ozansoy. 2. Balıklarda yüzgeç. 3. Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. 4. Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı: “Bir müddet kapı kanatlarının kenarlarını okşarcasına yokladı.” -Y. K. Karaosmanoğlu. 5. Yan, taraf: Perde kanadı. 6. Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri: Partinin sol kanadı. 7. Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol: Yel değirmeni kanadı. Pervane kanadı. 8. Angıç. 9. ask. Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah: Ordunun sağ kanadı. 10. sp. Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol uçlarında yer alan oyuncular.


kanat Fr. Aile
kanat

Defter, kitap yaprağı.


kanat

Taşınabilen merdiven.


kanat

1. Salon, sofa. 2. Yüznumara.


kanat

Sap ve samanın dökülmemesi için kağnının yanlarına konan tahtalar.


kanat

Bir çift pastırma.


kanat

Kösele


kanat

Atın arka böğrüne vurulan damga, işaret.


kanat

Merdiven.


kanat İng. wing

1. Zar biçiminde herhangi bir uzantı. 2. Böceklerin uçma organı. 3. Kuşlarda ve yarasalarda uçmaya yarayacak biçimde değişmiş olan yapılar.


kanat İng. flipper

Büyük bir dekor parçasına menteşe ile bağlı olan küçük dekor parçası.


kanat Fr. aile

(çiçek) (botanik)


kanat Osm. cenâh

(biyoloji)


kanat İng. butterflies

Trol ağının ön iki yanında maçalarla omuz bölgesi arasında yer alan bölüm.


kanat İng. Flipper

Büyük bir dekor parçasına menteşe ile bağlanmış daha küçük bir dekor parçası.


kanat İng. ala, wing

1. Ala. 2. Nematodlarda bulunan kütiküla değişikliği, vücudun yan tarafında bulunan ve dalgalanma biçimindeki hareketi destekleyen omurga benzeri kalınlaşmalar.


kanat Fr. bloc

Bir yer kırığının iki yanındaki büyük kütle.

I) 1. Araba ve kağnıların yanlarına ot ya da ekin taşınırken takılan parmaklık. (*Kemalpaşa -İzmir; Yenikent *Aksaray -Niğde) 2. Kirimandaki çapraz tahtalar. (Yeşilova *Aksaray -Niğde)

II) 1. Çıkrıkta ip dolama mili muhafazası. (*Aksaray -Niğde) 2. Deri işleme aracı. (*Bor - Niğde.) 3. Dokuma tezgâhlarında gücünün içindeki oynar kısa tahta. (Yeşilova *Aksaray -Niğde)

III) [ganat (III)] Çadır bezini oluşturan parçalardan her biri. (Saçıkara *İslahiye -Gaziantep) [ganat (III)] : (Garip *Senirkent -Isparta)


kanat İng. wing

1. Zar biçiminde herhangi bir uzantı, 2. Böceklerin uçma organı, 3. Yarasa ve kuşlarda uçmaya yarayacak biçimde değişiklik göstermiş olan ön bacaklar.


Kanat Köken:

Cinsiyet: Erkek 1. Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ. 2. Yan, taraf.


kanat ile benzer kelimeler

kanat kakmak, (kanat urmak)

Kanat çırpmak

ak kanat

Tatarcık.


1. Kuyruğu ve yelesi beyaz olan at. 2. Beyaz kanatlı küçük bir kuş. 3. bk. akça kanat (I)-2. 4. Uçak.

akça kanat

Beyaz kartal.


1. bk. akca hacı-2. 2. Tatarcık.


Güneyden esen ve çok defa kar getiren yel.

ala kanat

Büyük ve boz renkli yaban güvercini.

ayak-kanat halkası

İng. leg and wing bands

Kuşların bacaklarının etrafına veya kanatlarına takılan, genelde alüminyum veya plastik olan ince halkalar.

(birine) kanat açmak

birini korumak, himaye etmek.

(birine) kol kanat olmak (veya germek)

yardım etmek, korumak, himaye etmek: “Sade çocuğuna değil, eşine de kol kanat gerer, ona da analık eder.” -H. Taner.

(birine veya bir şeye) kanat germek

koruması altına almak, himaye etmek: “Bazı işsiz güçsüz takımı, beş para etmez yapılara kanat gererek kendilerini tatmin etme girişimindeler.” -A. Boysan.


"kanat" karakter analizi

  • kanat, 5 karakter ile yazılır.
  • k harfi ile başlar, t harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 'k', 'a', 'n', 'a', 't', şeklindedir.
  • kanat kelimesinin tersten yazılışı ' tanak' diziliminde gösterilir.

(a,k,n,t) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

tüneldeki yılan

bk. Avrupa Para Yılanı Sistemi

tınmaz melaike

a. Kendi hâlinde, sessiz kimse.

termit kaynağı
İng. thermite weld

Termit kaynağı yapma işlemi sonucu oluşmuş kaynak.

mıknatıslanma

a. Mıknatıslanmak işi.


İng. magnetization

Bir özdeğin mıknatıslık ö

yük-kutle oranı
İng. charge-mass ratio

Yüklü bir parçacığın ya da bir üşerin, elektriksel yükünün kütlesine oranı.

kanat - Scrabble puan değerleri

HarfPuan
k1
a1
n1
a1
t1
Toplam puan değeri5