kabuk (kimya)

kabuk (kimya) İng. shell

1.Bohr atom kuramına göre çekirdek çevresindeki elektronların konumlarını belirleyen ve K,L,M,N, simgeleriyle gösterilen enerji düzeyleri. 2.Bir metalin korozyonu sırasında yüzeyinde oluşan kalın, görülebilen katman. 3.Bir ısı değiştiricinin gövdesi.


kabuk (kimya) ile benzer kelimeler

anorganik kimya

İng. inorganic chemistry

Temel öğesi karbon olmayan anorganik bileşikleri inceleyen kimya dalı.

ansal kimya görüşü

İng. mental chemistry viewpoint

Atomların birleşerek türlü moleküller yarattığı örneğinden kalkıp, ansal öğelerin de kendilerine benzemeyen karmaşık birtakım bileşikler oluşturduğunu savlayan görüş.

çözümsel kimya

İng. analytical chemistry

Özdeklerin kimyasal bileşimini, özdek içindeki öğe ve bileşiklerin niceliklerini bulmakla uğraşan kimya dalı.


İng. analytical chemistry

Özdeklerin kimyasal bileşimlerini, özdek için...

denel kimya

bk. deneysel kimya.

deneysel kimya

İng. experimental chemistry

Kuramsal görüşlerden çok gözlem ve deneylere dayanan, onlardan sağlanan bilgilerin toplaması, yorumlanmasıyla gelişmiş olan bilim dalı.

farmasötik kimya

İng. pharmeceutical chemistry

İlaç ve benzeri ürünlerin yapımında kullanılan etken maddelerin laboratuvarda ve endüstride sentetik olarak üretimleri, saflaştırılmaları ve yapı analizleri ile diğer tüm özelliklerinin incelendiği bilim dalı.

fiziksel kimya

İng. physical chemistry

Kimyasal olguları, özdeklerin özelliklerini ana fizik yasalarından başlayarak açıklayan, fiziksel ölçme yöntemleriyle nicelleştiren bilim dalı.


İng. physical chemistry

Özdeğin fizikse...

ısıl-kimya, termokimya

Osm. kimyây-i harûrî

(kimya)


"kabuk (kimya)" karakter analizi

  • kabuk (kimya), 13 karakter ile yazılır.
  • k harfi ile başlar, ) harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 'k', 'a', 'b', 'u', 'k', ' ', '(', 'k', 'i', 'm', 'y', 'a', ')', şeklindedir.
  • kabuk (kimya) kelimesinin tersten yazılışı ' )aymik( kubak' diziliminde gösterilir.

(a,b,i,k,m,u,y) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

yüreği burmak

İçi sızlamak, muztarip olmak.

yüreği bozulmak

bunalmak, sıkılmak: “Yüreği bozulanların gözleri karanlık koridorlara, kapılara, pencerelere kaydı.” -L. Tekin.

yuvarlayabilmek

(-i) Yuvarlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

yuvarlanabilmek

(-e) Yuvarlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

yutturabilmek

(-i, -e) Yutturma imkânı veya olasılığı bulunmak: “O kendisini, ince bir cam çubuk üzerindeki esans misali, ancak kü

kabuk (kimya) - Scrabble puan değerleri

HarfPuan
k1
a1
b3
u2
k1
k1
i1
m2
y3
a1
Toplam puan değeri16