alıcı

alıcı

sf. 1. Kendisine bir şey gönderilen (kimse). 2. a. Satın almak isteyen kimse, müşteri: “Sonra, mal satışı her şeyden önce bir organizasyon, bir alıcı ve pazar yerleri bulma işidir.” -N. Hikmet. 3. a. fiz. Almaç. 4. a. sin. ve TV Kamera. 5. a. hlk. Azrail.


alıcı

1. Azrail: Alıcıya derman olmaz. 2. Görücü, kız istemiye gelenler. 3. İçli, alıngan. 4. Öldürücü, devasız hastalık.


alıcı

Atmaca: Alıcının ömrü az olur.


alıcı

1. Öldürücü hastalık. 2. Azrail.


alıcı

Gezgin tecimci


alıcı

Şahin, kartal vb. yırtıcı kuş.


alıcı İng. addressee
alıcı İng. receiver
alıcı İng. sink
alıcı İng. receiver

1. Bir telefon çevrimindeki kiplenik akımları ses dalgasına dönüştüren çevireç. 2. Bir vericinin yayınladığı imlemleri işitilebilir imlere dönüştüren düzenek.


alıcı İng. receiver

Işığı, elektro-manyetik dalgaları alıp değerlendiren araç. Göz, fotoğraf plağı, radyo, radyo ırakgörürü gibi.


alıcı İng. buyer

Mal veya hizmetleri satın alan gerçek veya tüzel kişi.


alıcı İng. 1. camera, motion picture camera, cinema camera, movie camera, film camera, 2. camera, television camera, electron camera, electronic camera

Sinema 1. Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. TV. 2. Televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılı alıcı çeşidi.


alıcı

bk. ses alıcısı.


alıcı İng. receiver, receptor

(I) 1. elektrik: a. Bir elektrik akımını alıp başka bir güce dönüştüren araç. b. Elektromanyetik dalgalar yardımıyla iletilen imleri almaya, bunları yeniden yayınlamaya yarayan araç. 2. gökbilim: Işığı, elektromanyetik dalgaları alıp değerlendiren araç.


alıcı İng. camera, cine camera, electronic camera

(II) 1. sinema: Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. 2. televizyon Televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektrik imine çeviren aygıt.


alıcı İng. recipient

1. Kendisine kan verilen birey. 2. Embriyo naklinde embriyoların nakledildiği taşıyıcı dişi, resipient.


alıcı İng. receiver

Yığın iletişiminde örgütlü ya da örgütsüz aktarma araçlarıyla, kendisine bilgi ya da ileti yollanan kişi.


alıcı, (alıcı kuş)

Avını kaçırmıyan, avcı.


Alıcı Köken: T.

Cinsiyet: Erkek Duygulu, içli, alıngan.


alıcı ile benzer kelimeler

16 mm`lik alıcı

İng. 16 mm camera

Sinema 16 mm'lik filmle çalışan alıcı çeşidi.

35 mm`lik alıcı

İng. 35 mm camera

Sinema 35 mm'lik filmle çalışan alıcı çeşidi.

8 mm`lik alıcı

İng. 8 mm camera

Sinema 8 mm'lik filmle çalışan alıcı çeşidi.

9`5 mm`lik alıcı

İng. 9,5 mm camera

Sinema 9,5 mm'lik filmle çalışan alıcı çeşidi.

alıcı açısı

bk. açı

alıcı bulmak

müşteri bulmak.

alıcı çıkmak

1) müşteri olmak; 2) istemek, talip olmak: “İzmir'den gelmiş birtakım hanımlar onu kız sanıp alıcı çıktılar.” -M. Ş. Esendal.

alıcı dalgalığı

İng. receiving aerial (ABD: antenna), television receiving aerial

TV. Verici dalgalığın yaydığı resim ve ses imlerini toplayarak bunları bir iniş kablosuyla bağlı olduğu almaca ulaştıran dalgalık çeşidi.


"alıcı" karakter analizi

  • alıcı, 5 karakter ile yazılır.
  • a harfi ile başlar, ı harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 'a', 'l', 'ı', 'c', 'ı', şeklindedir.
  • alıcı kelimesinin tersten yazılışı ' ıcıla' diziliminde gösterilir.

(a,c,l,ı) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

Yukarısaklıca

Ağrı ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Yukarıılıca

Eskişehir ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Yukarıcivanlı

Iğdır ili, Gaziler bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

yeni loncacılık

bk. korporatizm

yardımcılı
Osm. Muinli

Osmanlılarda, askere alındığında ailesine bakacak kimsesi olan kişi.

alıcı - Scrabble puan değerleri

HarfPuan
a1
l1
ı2
c4
ı2
Toplam puan değeri10