belli etmek

belli etmek

1) açıklamak, iyice görünür ve anlaşılır bir duruma getirmek: “Durumdan hoşlanmadığı belliydi ve bunu belli etmek istediği de belliydi.” -T. Buğra. 2) mec. sezdirmek, hissettirmek: “Bu rahatsızlığını bana karşı düşmanlık biçiminde belli etti.” -A. Kutlu.


belli etmek ile benzer kelimeler

elini belli etmek (veya göstermek)

kâğıt, okey vb. oyunlarda elindeki kâğıdı veya taşı, oynayanlara belli edecek biçimde sözle, işaretle açıklayıp oynamak.

foyasını belli etmek

göz boyacılığı, suçu, kötü niteliği veya gizli niyeti ortaya çıkmak: “İnsana güzel gibi gelen, foyasını ancak gözle görülür şeklin içinde belli eden bir âlemdedirler.” -S. F. Abasıyanık.

rengini belli etmek

yandaşlığını açıklamak, düşüncesini, eğilimini açığa vurmak: “Rengimizi belli etmenin sorumluluğunu her an taşıyabilmek durumundayız.” -A. Cemal.

adam olacak çocuk bokundan belli olur

“bir kimsenin yeni başladığı işte usta olup olamayacağı ilk davranışlarından anlaşılır” anlamında kullanılan bir söz.

adamın iyisi işbaşında (veya alışverişte) belli olur

“bir kişinin iyi ve becerikli olduğu yaptığı işlerden anlaşılır” anlamında kullanılan bir söz.

adı belli

Adamakıllı, iyi: Yaptığın iş bir şeye benzese bari.


Aşikâr, açık, belli.


Tamamen, başlıbaşına, temelli, bari oldu olacak: Adı belli sen al, ben almıyayım.

adı belli olmak

Bir şeyin miktar veya değeri belli olmak, bilinmek: Fiyatına bir şey de de adı belli olsun.


1. Ortaya çıkmak, bilinmek: Bu işin adı belli. 2. Değeri belli olmak: Gara öküzün adı belli, 1000 TL.

ağzı eğri, gözü şaşı ensesinden belli olur

“bir kişinin tutum ve davranışları, o kişide birtakım eksiklikler bulunduğunu gösterir” anlamında kullanılan bir söz.


"belli etmek" karakter analizi

  • belli etmek, 11 karakter ile yazılır.
  • b harfi ile başlar, k harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 'b', 'e', 'l', 'l', 'i', ' ', 'e', 't', 'm', 'e', 'k', şeklindedir.
  • belli etmek kelimesinin tersten yazılışı ' kemte illeb' diziliminde gösterilir.

(b,e,i,k,l,m,t) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

yatıştırabilmek

(-i) Yatıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

teklif mektubu
İng. offer letter

Bir işin yüklenici tarafından yerine getirilme koşullarını içeren belgelerin bütünü.

nemcil bitkiler
İng. hydrophilous plants

İklime bağlı çevre koşullarından nem ve sudan hoşlanan, yapılarını buna göre düze

kısaltabilmek

(-i) Kısaltma imkânı veya olasılığı bulunmak.

kalbini eritmek

acımasını sağlamak, yumuşatmak: “Edebiyat hocamız Ali Bey'in kalbini eritecek bir konu seçmeli, acıklı bir tarzda yazmalı.”

belli etmek - Scrabble puan değerleri

HarfPuan
b3
e1
l1
l1
i1
e1
t1
m2
e1
k1
Toplam puan değeri13