sarma

sarma

a. 1. Sarmak işi: “Evlerindeki düzensizliğin, yozlaşmanın ve erinçsizliğin her yanı sarmasının yaratıcısı annesiydi.” -M. Uyguner. 2. Saran, içine alan şey, zarf. 3. ask. Çevirme. 4. Lahana, pazı ve üzüm yaprağının hazırlanan içle sarılmasıyla yapılan etli veya zeytinyağlı yemek. 5. mdn. Bir ayakta alınan paralel veya dik olarak dikmelerin üzerine yerleştirilen direk. 6. sf. Sarılarak yapılan: Sarma yay.


sarma

Yelek boyunda kollu, önü açık, düz yakalı, kadifeden işli kadın giysisi, kısa entari.


sarma

Sığır gübresi.


sarma

Namlusu özel biçimde çelik tellerle yapılan av tüfeği : Benim kırma sarmadır, 250 lira verdiler vermedim.


sarma

Sigara.


sarma

Ahırlarda uzatma işini gören direk.


sarma

Denk ya da sandıkların çevresine yapılan çember.


sarma

Kol ve bacakları sararak ağaca çıkma için.


sarma

Sarma yemeği


sarma

Sarma; güreşte bacaklarla hasmın bacaklarına sarılarak düşürme oyunu || sarmaya almak: sözü geçen oyunu uygulamak


sarma

Tüfek cinsi


sarma İng. encapsulation
sarma İng. wrapping

Erkek dansçının kadın dansçıyı kollarıyla sarması.


sarma

Üstteki güreşçinin, bir bacağını alttaki güreşçinin karnı altından bacakları arasına sokarak ayağını alttakinin baldırı üzerine koyup, ağırlığını onun beli üzerine yükledikten sonra alttakini dış tarafa doğru yayarak çevirme işlemi.


sarma İng. Envelopment

Karşı yarışmacının savutunu bir çelgi ile yakalayıp bırakmadan, çember eylemiyle geliştirilen dürtüşün uygulamasına verilen ad.


sarma İng. roof bar
sarma İng. wrapping

İşlem görmüş yüzeyleri dış etkenlerden korumak için, geçici olarak bez ya da kâğıtla kaplama.


sarma İng. winding, spooling

Sinema/TV. Bir filmi ya da bir mıknatıslı kuşağı bir makaradan, bir göbekten öbür makaraya, göbeğe aktarma.


sarma İng. winding, spooling

sinema, televizyon: Bir filmi ya da mıknatıslı kuşağı bir makaradan, bir göbekten öbür makaraya, göbeğe aktarma.


sarma İng. Involution

İki örtünün birlikte yeniden kıvrılması ya da yeni bir örtünün, daha eski örtünün çevresini sarması.


sarma

Yastık yüzüne iğne ve iplikle yapılan bir oya türü. (Uluğbey *Senirkent -Isparta)


sarma

Bir çeşit güreşçi çelmesi.


Sarma

Manisa ili, Üçpınar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.


sarma ile benzer kelimeler

ciğer sarma

a. İnce kıyılmış akciğer ve karaciğer, pirinç, yağ, çam fıstığı, kuş üzümü, yeşilsoğan, yumurta ve baharat karışımıyla fırında pişirilen bir kebap türü.

çift sarma

Karşı güreşçinin beline oturup çift ayakla vurulan sarma.

eklemli çelik sarma

İng. articulated steel bar

geriye sarma

İng. rewinding), reverse wind(ing)

Sinema Kurgu, gösterim, okuma gibi çeşitli işlemler sırasında filmi, çeşitli kuşakları alıcı makaradan verici makaraya aktarma.

hızlı geriye sarma

İng. fast, reverse wind

Sinema/TV. Geriye sarmanın hızlı olanı.

hızlı öne sarma

İng. fast forward wind

Sinema/TV. Öne sarmanın hızlı olanı.

hızlı sarma

İng. fast wind

Sinema/TV. Sarmanın hızlı olanı.

iki boyutlu görüntüyü üç boyutlu bir nesneye sarma

İng. texture or surface mapping

"sarma" karakter analizi

  • sarma, 5 karakter ile yazılır.
  • s harfi ile başlar, a harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 's', 'a', 'r', 'm', 'a', şeklindedir.
  • sarma kelimesinin tersten yazılışı ' amras' diziliminde gösterilir.

(a,m,r,s) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

sarınabilmek

(-e) Sarınma imkânı veya olasılığı bulunmak.

kara semenderi
Lat. Mertensiella luschani

Kuyruklu iki yaşamlılar (Urodela) takımından, vücutları oldukça kalın, 17 cm

zaaf göstermek

zayıflığı, yeteneksizliği ortaya çıkmak.

yassıdemir

Semerin çukur kısımlarına keçe yerleştirmek için kullanılan küçük demir parçası. (*Senirkent -Isparta)

yarımsarma

Güreşte, alttan kurtulmak için başvurulan etkili bir oyun.

sarma - Scrabble puan değerleri

HarfPuan
s2
a1
r1
m2
a1
Toplam puan değeri7