koşutluk

koşutluk, -ğu

a. 1. mat. İki çizginin koşut olması, paralellik. 2. mec. Olay, düşünce vb. arasında benzerlik bulunması durumu.


koşutluk İng. parallelism

(Yun. parallelos = birbiri yanında bulunan, giden) : (Genellikle) Türlü şeylerin uyum içinde gidişi. 1. (Fizikötesinde) Düşünme ve varolmanın birlikte giden uyumu. 2. (Mantık ve dilbilgisinde) Dilin biçimleri ile düşüncenin biçimleri arasındaki uygunluk. 3. Psiko-fizik alanda) a. Beden ve ruh olaylarının karşılıklı bir etki olmadan, uyum içinde yan yana yürümeleri, b. Her ruh olayına belli bir fizyolojik olayın karşılık olması. (Bunlar gerçekte bir ve aynı olayın iki yüzüdür.)


koşutluk İng. condition of contrast

Eksiltmeye katılma koşulları, yapılacak işleme ilişkin özel koşulları kapsayan tasarı.


koşutluk ile benzer kelimeler

ekinsel koşutluk

İng. cultural parallelism

Değişik uygarlıkları olan toplumlarda aynı olgular, gereksinmeler, buluşlar. . . sonucu aynı ekin öğelerinin bağımsız olarak oluşup gelişmesi.

koşutluk koyutu

İng. parallel postulate

İki doğru bir çaprazla kesildiğinde çaprazın bir yanında oluşan iç açıların toplamı düz açıdan kesinlikle küçükse, bu doğrular uzatıldıklarında çaprazın söz konusu yanında kesişirler» olarak belirtilen koyut. Anlamdaş. Öklit , öklit ...

koşutluk yasası

İng. parallel law

(Fechner) Herhangi bir duyu örgenine belirli bir süre için ayrı güçlerde iki uyaran uygulandığı zaman bir süre sonra uyaranların gücünün azalmasına karşılık, aralarındaki ayrımda bir değişme olmayacağı görüşü.

Öklit koşutluk beliti

İng. Euclid's parallel axiom

Bir doğruya dışındaki bir noktadan tek koşut doğru çizilebileceğini varsayan belit.

Öklit koşutluk koyutu

İng. Euclid's postulate of parallels

bk. koşutluk koyutu.


"koşutluk" karakter analizi

  • koşutluk, 8 karakter ile yazılır.
  • k harfi ile başlar, k harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 'k', 'o', 'ş', 'u', 't', 'l', 'u', 'k', şeklindedir.
  • koşutluk kelimesinin tersten yazılışı ' kultuşok' diziliminde gösterilir.

(k,l,o,t,u,ş) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

toplumsallaşmak

(nsz) Birey kişilik kazanarak belli bir toplumsal çevreye hazırlanmak, toplumla bütünleşmek, sosyalleşmek.

sıkıştırma kolu
İng. handle

Sıkıştırma milini çeviren kol.

koşullu yönetim
İng. Constitutional system of government

Hükümdarın başında bulunduğu bir yürütme organının yanında, yasam

dolup taşmak

1) gereğinden çok olmak, gereğinden çok kaplamak: “Dışarıda bulutsuz bir temmuz göğü, öğle güneşinin yakıcı aydınlığıyla dol

yutak boşluğu
İng. cavum pharyngis

anat. Ağız ve burun boşluklarının arkasında, soluk ve yemek borularının giriş

koşutluk - Scrabble puan değerleri

HarfPuan
k1
o2
ş4
u2
t1
l1
u2
k1
Toplam puan değeri14