gerilim eşitleme

gerilim eşitleme İng. stress equilizing

Özellikle, soğuk işlenmiş nikel ve nikel alaşımlarının, dayançlarını alçaltmadan içgerilimlerini eşitlemek amacıyla, düşük sıcaklıklarda uygulanan ısıl işlem.


gerilim eşitleme ile benzer kelimeler

gerilim eşitleme tavı

İng. stress equilizing anneal

Talaş alma işlemini kolaylaştırmak amacıyla, nikel ve nikel alaşımlarına, 300 C'da uygulanan bir gerilim giderme işlemi

eşitleme

a. Eşitlemek işi.


İng. equalization
İng. equalization

Eşit duruma getirme.


İng. soaking

Haddeleme işleminden önce, sıcaklık v...

eşitleme çukur fırını

İng. soaking pit furnace

İçinde, eşitleme işlemi yapılan, yere kazılmış çukur fırın, eşitleme çukuru diye de bilinir.

eşitleme çukuru

İng. soaking pit

bk. eşitleme çukur fırını.

eşitleme sıcaklığı

İng. soaking temperature

Eşitleme işleminin yapıldığı sıcaklık.

eşitleme süresi

İng. soaking time

Eşitleme işleminin, başından sonuna dek geçen süresi.

faiz eşitleme vergisi

İng. interest equalization tax

Avrupa şirketlerinin New York Sermaye Piyasasından borçlanmalarını caydırmak ve dolayısıyla doların değerini koruyarak dış açıkların büyümesini önlemek amacıyla ABD’de 1963 ve 1974 yılları arasında yabancı tahvil ve hisse sene...

akım-gerilim eğrisi

İng. current-potential curve

Çeşitli elektrokimyasal yöntemlerde ölçülen akım büyüklüklerinin gerilime karşı çizilmesiyle elde edilen eğri.


"gerilim eşitleme" karakter analizi

  • gerilim eşitleme, 16 karakter ile yazılır.
  • g harfi ile başlar, e harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 'g', 'e', 'r', 'i', 'l', 'i', 'm', ' ', 'e', 'ş', 'i', 't', 'l', 'e', 'm', 'e', şeklindedir.
  • gerilim eşitleme kelimesinin tersten yazılışı ' emeltişe milireg' diziliminde gösterilir.

(e,g,i,l,m,r,t,ş) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

görüştürebilmek

(-i, -le) Görüştürme imkânı veya olasılığı bulunmak.

gerçekleştirmek

(-i) Gerçek duruma getirmek, yapmak, ortaya koymak: “Her medeniyet kendine has değerleri gerçekleştirerek insanlığın

zenginleştirmek

(-i) Zengin duruma getirmek, zenginleşmesini sağlamak: “Edebiyatı zenginleştiren genellikle bu tür, baştan çıkmış ya

zenginleştirme

a. Zenginleştirmek işi.


İng. 1. beneficiation; 2. enrichment

1. Cev

zenginleştirim
İng. entichement

Aynı bir öğenin yerdeşlerinden oluşan bir karışımda, belli bir yerdeşin yüzdesini artırma