gereksinme

gereksinme

a. Gereksinmek işi veya durumu: “Henüz tiyatro günlük yaşayış içinde belirli bir gereksinmeyi karşılamıyordu.” -M. And.


gereksinme İng. need

1. İnsanın yaşaması, gelişmesi, üremesi, sağlığını koruması, doğal ve toplumsal çevreye uyabilmesi için gereken şey, koşul. 2. Güdü.


gereksinme İng. need

Rahatlık ve uyum sağlayan ve düzgülü davranışları kolaylaştıran içerik ya da dışarık kimi şeylerden yoksun olma durumu. (Bazen doyurulmamış güdüler anlamında da kullanılır.)


gereksinme ile benzer kelimeler

baskı-gereksinme örüntüsü

İng. press-need pattern

(Murray) Bir kişinin dilek ve amaçlarını başkalarına benimsetme örüntüsü.

bilişsel gereksinme

İng. cognitive need

Canlıyı, karşılaştığı nesneleri inceleyip gözden geçirmeye yönelten ve ilgili bilgileri sağladığı zaman doygunluk duymasına yol açan güdü ya da gereksinme.

dışsal gereksinme

İng. external need

Canlının, biyolojik ya da ruhbilimsel doygunluk ve yeterliğini artıracak, dış çevreye ilişkin bir nesne.

gereksinme duymak

ihtiyacı olduğunu anlamak: “Doğrusu ya, açık havaya, yeni yüzlere, yeni sözcüklere gereksinme duyuyorum.” -T. Uyar.

gereksinme gerilimi

İng. need tension

Bir gereksemenin doyurulup giderilmediği zaman canlının duyduğu gerilim.

göreli gereksinme

bk. göreli gereksinim

içsel gereksinme

İng. internal need

Dış uyaranlardan bağımsız olarak canlının içinde baş gösteren değişmelerden doğan gereksinme.

mutlak gereksinme

bk. salt gereksinim


"gereksinme" karakter analizi

  • gereksinme, 10 karakter ile yazılır.
  • g harfi ile başlar, e harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 'g', 'e', 'r', 'e', 'k', 's', 'i', 'n', 'm', 'e', şeklindedir.
  • gereksinme kelimesinin tersten yazılışı ' emniskereg' diziliminde gösterilir.

(e,g,i,k,m,n,r,s) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

salt gereksinme

bk. salt gereksinim

salt gereksinim
İng. absolute wants, absolute needs, absolute requirements

Yaşamsal açıdan zorunlu olan yeme, içme, barınm

üstüne girmek

Yanına girmek, nezdine varmak.

üstüne geçirmek

1) bir malın tapusunu kendi adına yazdırmak; 2) evlat edinmek.

usanç getirmek

usanacak duruma gelmek: “Efendim, Tanrı'nın günü aynı pilava kaşık sallamaktan usanç getirmişsindir.” -E. E. Talu.

gereksinme - Scrabble puan değerleri

HarfPuan
g5
e1
r1
e1
k1
s2
i1
n1
m2
e1
Toplam puan değeri16