geleneksel tîimge

geleneksel tîimge İng. traditional complex

Birçok geleneksel öğenin belirli bir amaç için bir araya gelmesinden oluşan ve olgu yönünden bütünlük gösteren halkbilim ürünü.


geleneksel tîimge ile benzer kelimeler

geleneksel

sf. Geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan, ananevi, tradisyonel: “Üstünde, pandomim giysileri olan siyah külot pantolon ve silindir şapka vardır.” -N. Hikmet.


İng. conventional

an’anevî...

geleneksel balad

bk. balad.

geleneksel bütçe

bk. bütçe 1

geleneksel çevre

İng. traditional circle

Benzer gelenek ürünlerini taşıyan kişilerden oluşan çevre. bk. gelenek, krş. göreneksel çevre, boşinançsal çevre.

geleneksel ekonomi

İng. traditional economy, customary economy

Ne, ne kadar, nasıl ve kimin için üretilecek yönündeki kararların, inanç, gelenek, alışkanlık, din vb. temelinde verildiği iktisadi sistem.

geleneksel etki tepki fonksiyonu

İng. TIRF
İng. traditional IRF

geleneksel genelleştirilmiş en küçük kareler

İng. CGLS
İng. conventional generalized least squares

geleneksel gerileme

İng. traditional regression

Tarihsel, toplumsal, kültürel, ekonomik ve daha birçok etkenler altında kalan kimi geleneklerin öz biçimleriyle olgularını yitirerek yeni bir halkbilim ürün ya da olayına dönüşmeleri biçimindeki oluşum, bk. halkbilimsel gerileme,...


"geleneksel tîimge" karakter analizi

  • geleneksel tîimge, 17 karakter ile yazılır.
  • g harfi ile başlar, e harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 'g', 'e', 'l', 'e', 'n', 'e', 'k', 's', 'e', 'l', ' ', 't', 'î', 'i', 'm', 'g', 'e', şeklindedir.
  • geleneksel tîimge kelimesinin tersten yazılışı ' egmiît leskeneleg' diziliminde gösterilir.

(e,g,i,k,l,m,n,s,t,î) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

salt gereksinme

bk. salt gereksinim

salt gereksinim
İng. absolute wants, absolute needs, absolute requirements

Yaşamsal açıdan zorunlu olan yeme, içme, barınm

sitoplâzmik gen
İng. cytoplasmic gene

Mitokondri ve kloroplâst genleri gibi çekirdeğe ait olmayan gen.

simgesel mantık
, -ğı

a. Simgesel kalıplara verdiği önemli yerden dolayı çağdaş mantığa verilen ad.


silinip gitmek

bir şey birdenbire yok olmak veya unutulmak: “Bu sonuncular, ardından gelen büyük dalgaların gürültüsünde silinip gitti.” -<