bekleme süresi

bekleme süresi

a. 1. huk. Evliliği sona ermiş kadının yeniden evlenebilmesi için aradan geçmesi gereken süre. 2. mec. Görüşme kararının alınması ile görüşmenin yapıldığı ana kadar geçen süre.


bekleme süresi İng. lay days, demurrage

Yargının bildirilmesinden sonra, bu yargıya karşı bir hafta içinde yargıtaya başvurma süresi.


bekleme süresi İng. expectation period

Başvurmadan kütüğe geçirilme tarihine değin geçen zaman.


bekleme süresi ile benzer kelimeler

bildirim bekleme süresi

İng. delay of declaration waiting

Bildirime ilişkin yükümlülükleri gerçekleştirme işleminde sürenin sonundan başlayarak 15 gün beklenilmesi ve bu zaman sınırı içinde bildirimde bulunulmuşsa vergi kaybı olmamış sayılması.

bekleme

a. Beklemek işi: “Gelince mi sıkı sıkı tembih etmişler.” -F. Otyam.


İng. standby

bekleme hakkı

İng. option

Belirli bir süre içinde belirli bir ederle bir malı satın alacak kişiye satıcı tarafından verilen bekleme özgürlüğü.

bekleme işsizliği

İng. wait unemployment

Ücret katılıklarına ve iş tayınlamasına bağlı olarak ortaya çıkan işsizlik türü.

bekleme tedavi

İng. expectative therapy

Hastalıkların mahiyeti ve seyri bilinince bir kısım hastalıklara hiç dokunmadan doğal şifaya terk etme, ekspektatif tedavi.

bekleme yeri

a. 1. Bir kimseyi beklemek için ayrılan bölme. 2. Herhangi bir taşıtı beklemek için ayrılan bölme.

bekleme zorunluluğu

İng. obligation of expectation

Başvurulduktan sonra, çeşitli nedenlerle, kütüğe yazdırmak için bir süre beklemenin gerekmesi.

hata ayıklayıcı bekleme sınırı

İng. debugger breakpoint

"bekleme süresi" karakter analizi

  • bekleme süresi, 14 karakter ile yazılır.
  • b harfi ile başlar, i harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 'b', 'e', 'k', 'l', 'e', 'm', 'e', ' ', 's', 'ü', 'r', 'e', 's', 'i', şeklindedir.
  • bekleme süresi kelimesinin tersten yazılışı ' iserüs emelkeb' diziliminde gösterilir.

(b,e,i,k,l,m,r,s,ü) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

yürek beslenimi
Fr. Cardiotrophie
sürükleyebilmek

(-i, -e) 1. Sürükleme imkânı veya olasılığı bulunmak. 2. Sürüklemeye gücü yetmek.

sürükleyebilme

a. Sürükleyebilmek işi.

sürüklenebilmek

(nsz, -e) Sürüklenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

sürüklenebilme

a. Sürüklenebilmek işi.

bekleme süresi - Scrabble puan değerleri

HarfPuan
b3
e1
k1
l1
e1
m2
e1
s2
ü3
r1
e1
s2
i1
Toplam puan değeri20