anlaşma

anlaşma

a. 1. Anlaşmak durumu: “Konuşmadan başka anlaşma aracı yok mu?” -N. Uygur. 2. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon: “Ukrayna ile Türkiye arasında anlaşma yapıldı.” -N. Hikmet. 3. Sözleşme: “Babasıyla arasında gizli bir anlaşma vardı.” -A. Ümit.


anlaşma İng. agreement Alm. Vertrag Fr. accord
anlaşma İng. handshake
anlaşma İng. agreement, protocol

Düşünce ve amaç bakımından birleşip uyuşma. krş. sözleşme


anlaşma İng. concordance

Benzer yaklaşımlar içeren tutum ya da görüş birliği.


anlaşma ile benzer kelimeler

alacaklılarla anlaşma

İng. arrangement with creditors

Borçlunun, batkınlık durumu dışında, alacaklısı ile ödeme kuralları üzerinde yapmış olduğu özel anlaşma.

aldatmalı anlaşma

Fr. entente frauduleuse

Yarışçıların, yönetmeliklere aykırı olarak, kötü ve hileli yollarla anlaşmaları.

anlaşma devletleri

İng.Entente Powers Fr.puissances d'entente

bk. İtilaf Devletleri

anlaşma katsayısı

İng. coefficient of concordance

Sıralayıcı ölçekle elde edilmiş ölçümler arasindaki uyuşma düzeyini gösteren sayısal değer.

anlaşma yapılmak

anlaşma belgesi düzenlenip imzalanmak: “İki komutan arasında o gün gizli bir anlaşma yapıldığı söylentisi çıkmıştı.” -H. Taner.

askerî anlaşma

İng.military agreement Fr.accord militaire

bağlayıcı olmayan anlaşma

İng.non-binding treaty Alm.nicht bindendes Abkommen Fr.traité non-obligatoire

çerçeve anlaşma

a. top. b. Hükûmet ile sendika ve işverenler arasında toplu sözleşme öncesinde varılan ön anlaşma.


"anlaşma" karakter analizi

  • anlaşma, 7 karakter ile yazılır.
  • a harfi ile başlar, a harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 'a', 'n', 'l', 'a', 'ş', 'm', 'a', şeklindedir.
  • anlaşma kelimesinin tersten yazılışı ' amşalna' diziliminde gösterilir.

(a,l,m,n,ş) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

zaman çalışması
İng. time study

Bir işçinin, bir işi belli koşullar altında ve belli bir başarım düzeyinde tamamlaması içi

yaşanabilme

a. Yaşanabilmek işi.

yanışlamak

Yansılamak, alay etmek.


Nakışlamak.


1. Yanıltmak. 2. Yanlışını çıka

yanaşık açılım
İng. asymptotic expansion
uyuşuksuzlanım
Fr. Dégourdissement

anlaşma - Scrabble puan değerleri

HarfPuan
a1
n1
l1
a1
ş4
m2
a1
Toplam puan değeri11