sürükleme kuramı

sürükleme kuramı İng. locomotive theory

Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği, Japonya ve Çin gibi dünya ekonomisinde büyük payı olan veya ödemeler dengesi fazla veren ülkelerdeki büyüme ve/veya genişletici politikaların dünyanın geri kalanındaki ülkelerde büyümenin motoru olacağını ileri süren kuram.


sürükleme kuramı ile benzer kelimeler

akarsuyun sürükleme gücü

İng. competence

Akarsuyun iterek ve yuvarlayarak devindirebileceği büyüklükte kaya parçasının oylumu.

olağan sürükleme

İng. normal drag

özel sürükleme

İng. special drag

sürükleme

(-i) Sürüklemek işi.


Düğünlerde oynanan bir çeşit oyun.

sürükleme ağları

İng. trawl nets

Gemiye bağlı olarak deniz dibinde veya su içinde sürüklenen, genellikle mekanik olarak atılıp toplanan, torbasında su ürünlerini toplayan av araçları.

sürükleme ilkesi

İng. locomotive principle

Bir ülke veya dünya ekonomisindeki büyümenin sürükleyici bir kesimin veya ülkenin büyümesine bağlı olması.

acyo faiz kuramı

İng. agio theory of interest

Faizi, kişilerin paraya bugün verdikleri değer ile gelecekte biçtikleri değer arasındaki farka dayanarak açıklayan ve Avusturyalı iktisatçı Böhm-Bawerk (1851-1914) tarafından ortaya atılan kuram.

açıklanmış tercihler kuramı

İng. theory of revealed preferences

Tüketici dengesi çözümlemesinde, farklı gelir - fiyat seçenekleri karşısında tüketicinin gerçek tercihlerine dayanarak oluşturulan kuram.


"sürükleme kuramı" karakter analizi

  • sürükleme kuramı, 16 karakter ile yazılır.
  • s harfi ile başlar, ı harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 's', 'ü', 'r', 'ü', 'k', 'l', 'e', 'm', 'e', ' ', 'k', 'u', 'r', 'a', 'm', 'ı', şeklindedir.
  • sürükleme kuramı kelimesinin tersten yazılışı ' ımaruk emelkürüs' diziliminde gösterilir.

(a,e,k,l,m,r,s,u,ü,ı) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

yürek bulanması

Mide bulanması.

Yukarısülmenli

Malatya ili, Arguvan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

süzülme kuramı
İng. filtering concept

Kimi ailelerin, oturdukları konutları türlü nedenlerle bırakıp gitmeleri sonucunda,

salınu yürümek

bk. salını yürümek.

kütle numarası
İng. mass number

Bir atomun çekirdeğinde bulunan proton ve nötron sayılarının toplamı.