sañ

sañ

Başak tutmaya engel olan bir çeşit tahıl hastalığı.


sañ, (IV)

Bir bitki hastalığı, sam.


san

a. 1. Ün. 2. Bir kimsenin işi, mesleği veya toplum içindeki durumu ile ilgili olarak kullanılan ad, unvan, titr. 3. fel. Herhangi bir şeyi, neyse o yapan nitelik, kip karşıtı.


san

1.Tahılların başak tutmamasına neden olan hastalık 2.Ekinlere dadanan bir çeşit böcek. 3.Kimi ağaçların yapraklarında görülen içi boş siyah kabarcıklar (şeftali vb.).


san

1.Dilek, istek. 2.Gelenek.


san

1.Pas. 2.Küf. 3.Nem.


san

Toz.


san

Organ, vücudun bir parçası.


san

1.Dallar üstünde biriken kar. 2.Kar fırtınasından sonraki durgun hava. 3.Soğuk


san

Birbirinin tıpkısı olan yazılı şeylerden biri, nüsha.


san

1.Su akıntısının getirdiği kum. 2.Irmaklarda büyük buz akıntısı.


san

1. Kir, pislik. 2. Kulak kiri.


san

Kimlik.


san

Sen


san Osm. elkap, tekilî lakap

Osmanlılar çağında ileri gelen kişilerin -orunlarına göre- adlarından önce kullanılan unvan sıfatları. Ör.: Devletlu, fehametlu, izzetlu.. .vb.


san (I)

1. Emel. 2. Zan, tahmin, tasavvur. 3. Şöhret.


san (II)

Nişan, alâmet.


san (III)

Sanki, gûya.


sân

İçinde yemek yenen bakır sahan


sân

Sana


sân

Sana, bk. sên


sân

(


sañ ile benzer kelimeler

ad san

Şöhret, ün.


İsim eser, soy sop.


Şöhret, nam.

an san

Ün, nam, şöhret.

san ad

Ad san, şan, şöhret.

san edinmek

Huy edinmek, dil persengi yapmak.

san etmek

Aldırmak, önem vermek.


Nişan etmek, alâmet koymak.

San Miguel ayı balığı hastalığı

İng. San Miguel sealion disease

Ayı balıklarında, deri ve mukozalarda veziküler lezyonlar, yavru atma, akciğer ve beyin yangısıyla belirgin bir kalisivirüs enfeksiyonu. Domuzlarda da görülür ve veziküler ekzantemden klinik olarak ayırt edilemez.

sañ urmak

Ekine san hastalığı gelmek.


"sañ" karakter analizi

  • sañ, 3 karakter ile yazılır.
  • s harfi ile başlar, ñ harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 's', 'a', 'ñ', şeklindedir.
  • sañ kelimesinin tersten yazılışı ' ñas' diziliminde gösterilir.

(a,s,ñ) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

sarınabilmek

(-e) Sarınma imkânı veya olasılığı bulunmak.

saat dönüşü
İng. clockwise

Saat ibrelerinin dönme yönü.

mıknatıslanma

a. Mıknatıslanmak işi.


İng. magnetization

Bir özdeğin mıknatıslık ö

kara semenderi
Lat. Mertensiella luschani

Kuyruklu iki yaşamlılar (Urodela) takımından, vücutları oldukça kalın, 17 cm

kağnı arabası

a. Kağnı: “Şimdi önümüzde bir nın yılankavi çizgileri uzanıyor.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

sañ - Scrabble puan değerleri

HarfPuan
s2
a1
Toplam puan değeri3