prim

prim Fr. prime

a. 1. İşveren tarafından iş yapanı isteklendirip verimini artırmak veya sonuca daha kolay ve çabuk ulaşmasını sağlamak amacıyla verilen para: “Kimi mutluluğu attığı golde, aldığı primde, kırdığı rekorda bulur.” -H. Taner. 2. Sigorta kuruluşlarına bağlı olanların ödemek zorunda oldukları ücret. 3. ekon. Pay senetlerinin asıl fiyatı ile piyasa fiyatı arasındaki artış.


prim

bk. kazanmalık.


prim İng. Premium, subsidy

Belirli malların üretim ve yurttan çıkışının özendirilmesi amacıyla, o malların üreticilerine ya da çıkaranlarına genellikle devletçe yapılan yardımlar (para yardımları, vergi bağışıklığı vb. gibi), a. bk. çıkış primi.


prim İng. premium, bounty

1. bk. ikramiye 2. bk. sigorta primi 3. Menkul ya da gayri menkullerin nominal değeri ile piyasa değeri arasındaki pozitif fark. 4. Vadeli işlemler piyasasında ürün, taşınır değer, döviz gibi varlıkların gelecekteki fiyatının yükselmesi durumu.


prim Osm. sigorta akçesi

(matematik)


prim ile benzer kelimeler

dışsatım prim kesintisi

İng. export premium tax

Ülke sanayisinin kilit kesimlerinde kullanılan girdiler ile dünya piyasalarında tekel ya da yarı tekel konumunda olan malların, genellikle tarım ürünlerinin, dışsatımını caydırmak amacıyla söz konusu mallara verilen prim desteklerini...

Halsey Prim Planı

İng. Halsey's Premium Plan

Parça başına ücret sistemini geliştirmek amacıyla Frederick A. Halsey tarafından ABD sanayisi için tasarlanan ve işçiye belirlenen ölçütün üzerinde bir üretim yaptığında ücretine ek olarak prim verilmesine dayanan ücret teşvik sis...

ihracat prim kesintisi

bk. dışsatım prim kesintisi


"prim" karakter analizi

  • prim, 4 karakter ile yazılır.
  • p harfi ile başlar, m harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 'p', 'r', 'i', 'm', şeklindedir.
  • prim kelimesinin tersten yazılışı ' mirp' diziliminde gösterilir.

(i,m,p,r) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

zemperi

Zemheri

topuk demiri

a. Kapı menteşelerinin altta kalan erkek bölümü.

tepe gerilimi
İng. maximum voltage

Bir dalgalı akımda gerilimin ya da akımın ulaştığı en yüksek değer.

siper etmek

1) kendini veya bir şeyi korumak amacıyla bir başka şeyi siper olarak kullanmak: “Tuğla harmanındaki ameleler durup ellerini

siper almak

bir şeyi veya bir yeri siper olarak kullanıp gizlenmek: “Kayaların arasını siper aldım, çevreyi gözetlemeye başladım.” -

prim - Scrabble puan değerleri

HarfPuan
p5
r1
i1
m2
Toplam puan değeri9