parmak

parmak, -ğı

a. 1. anat. İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri: “Parmaklarımızla masanın tahtasında tempo tutuyoruz.” -A. Ağaoğlu. 2. sf. Eni bu organ kadar olan: Değneği iki parmak kısaltmalı. 3. sf. Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan: Bir parmak bal. 4. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. 5. mat. İnç. 6. mec. Bir işe karışmış olma ilgisi: Bu işte onun parmağı var. 7. esk. Arşının yirmi dörtte biri.


parmak Fr. Doigt
parmak

Bir çeşit ekmek.


parmak

Araba tekerleğinin ortasını tekerleğin çevresine bağlayan çubuklar.


parmak

Bağ çubuğunun, dal olarak büyümesi için budarken bırakılan bölümü.


parmak İng. finger, digit

El tarağı ve ayak tarağı kemiklerine bağlı olan ve genel olarak insanda beşer tane olup başparmak dışında, her biri üç küçük kemikten oluşan uzantılar. Dijit.


parmak, (uzunluk ölçüsü) İng. inch
parmak Osm. usbu'

(biyoloji, zooloji)


parmak Lat. digitus

El ve ayak tarak kemiklerine bağlı olan ve hayvan türlerine göre değişik sayıda kemikten oluşan uzantılar, digitus, daktilus.


parmak

Araba tekerleklerinde göbek ile çenberi birbirine bağlayan ağaç deynekler. (Yukarıkaşıkara *Yalvaç -Isparta; Gölbaşı *Çankaya -Ankara; Eskil, Yenikent *Aksaray -Niğde)


parmak İng. finger

El tarağı ve ayak tarağı kemiklerine bağlı olan ve genel olarak insanda beşer tane olup baş parmak dışta kalmak üzere, herbiri 3 küçük kemikten meydana gelmiş bulunan uzantılar.


parmak ile benzer kelimeler

parmak parmak

sf. 1. Parmak biçiminde: Duvarda yağ lekeleri var. 2. zf. Parmaklayarak: “Sen şeker ol ben kaymak / haydi yiyelim ” -Halk türküsü.

parmak-parmak perküsyonu

İng. finger-finger percussion

Elle perküsyonda, perküsyon çekici yerine bir elin orta parmağı plesimetre yerine diğer elin işaret ve orta parmağı kullanılarak yapılan perküsyon, digital-digital perküsyon.

adsız parmak

, -ğı

a. Yüzük parmağı.


Fr. Annulaire

ağzına bir parmak bal çalmak

birini tatlı sözlerle veya çeşitli hediyelerle bir süre için kandırmak, oyalamak: “Hürriyet, müsavat diye herkesin ağzına bir parmak bal çaldılar.” -H. R. Gürpınar.

altı parmak

Sırma işlemeli, altı yol çizgili veya çiçekli ipek kumaş, bu kumaştan yapılan gelin elbisesi.


1. Uğursuz adam. 2. Altı parmaklı doğan çocuk.


Kısa saplı, iri taneli bir çeşit kiraz.

arka ayak parmak kemikleri

İng. ossa digitorum pedis

anat. Arka ayak tarak kemiklerinden sonra gelen kemikler, ossa digitorum pedis.

atsız parmak

Yüzük parmağı.

ayak baş parmak olayı

Fr. Babinski (signe de), orteils (phénomène des)

"parmak" karakter analizi

  • parmak, 6 karakter ile yazılır.
  • p harfi ile başlar, k harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 'p', 'a', 'r', 'm', 'a', 'k', şeklindedir.
  • parmak kelimesinin tersten yazılışı ' kamrap' diziliminde gösterilir.

(a,k,m,p,r) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

yürek paralamak

çok üzmek: “Son yürek paralayıcı yalvarmama aldırış etmedi.” -H. R. Gürpınar.

yapuşturmak

Yapıştırmak.


Tokat vurmak.

tortop olmak

top biçimine girmek: “Çocuklar köşede bir hasırın üstünde tortop olmuşlardı.” -R. N. Güntekin.

toplaştırmak

(-i) Toplamak, bir araya getirmek: “Bu kaburgasız insan yığınını İstanbul'da toplaştıran, oy ticaretidir.” -A. B

toplam kuralı
İng. sum rule

parmak - Scrabble puan değerleri

HarfPuan
p5
a1
r1
m2
a1
k1
Toplam puan değeri11