Ortaklaşa mallık

Ortaklaşa mallık Osm. İştirak halinde mülkiyet

Ortaklaşa mallık ile benzer kelimeler

Mallık

Osm. Mülkiyet

Ortak mallık

Osm. Müşterek mülkiyet

ortaklaşa

zf. 1. Ortak olarak, el birliğiyle, müştereken, kolektif: “Ortaklaşa bir oyun yazmamızı önerecek kadar beni onurlandırdı idi.” -H. Taner. 2. a. Ortak iş: “İkisi de onun adına bu cendereye girdiklerini söylüyorlarmış, başkaca bir ları da yokmuş.” -T...

ortaklaşa davranım

İng. collective behavior

1. Aynı tavırları geliştirmek aynı amaçları benimsemek, aynı ruh durumu içinde ya da aynı, tehlikeler karşısında bulunmak gibi etmenlerin sonucu olarak bir kümenin üyelerinde görülen davranım. 2. Kümece benimsenen davranım.

ortaklaşa doz eşdeğeri

İng. group collective dose

Bireylerin, belirli koşullar altında birlikte etkilendikleri doz eşdeğeri.

ortaklaşa emek

İng. cooperative labour

Marksist kuramda, çok sayıda emekçinin aynı zamanda, aynı yerde, tek bir kapitalistin emrinde aynı türden meta üretmek üzere bir arada çalışmaları.

ortaklaşa ikiz

Fr. Cœnadelphe

ortaklaşa sayışım

İng. undivided account

Aralarındaki ortaklık nedeniyle bir bölük yatırımcılar adına açılan, yatırımcıların tümü ve bunlar adına temsilcileri eliyle de para çekilmesini olanaklı kılan sayışım.


"Ortaklaşa mallık" karakter analizi

  • Ortaklaşa mallık, 16 karakter ile yazılır.
  • O harfi ile başlar, k harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 'O', 'r', 't', 'a', 'k', 'l', 'a', 'ş', 'a', ' ', 'm', 'a', 'l', 'l', 'ı', 'k', şeklindedir.
  • Ortaklaşa mallık kelimesinin tersten yazılışı ' kıllam aşalkatrO' diziliminde gösterilir.

(a,k,l,m,o,r,t,ı,ş) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

toplaştırmak

(-i) Toplamak, bir araya getirmek: “Bu kaburgasız insan yığınını İstanbul'da toplaştıran, oy ticaretidir.” -A. B

sıkıştırma kolu
İng. handle

Sıkıştırma milini çeviren kol.

kolaylaştırmak

(-i) 1. Kolay bir duruma getirmek, güçlükleri ortadan kaldırmak: “Tatbikatınızı kolaylaştıracak bir kitap herhâlde.”

zorlaştırmak

(-i) Zor duruma getirmek, güçleştirmek.

yozlaştırmak

(-i) Yozlaşmasını sağlamak, yozlaşmasına sebep olmak, soysuzlaştırmak, dejenere etmek.