kıvrak

kıvrak, -ğı

a. 1. hlk. İnce tülbent veya ipekli baş örtüsü. 2. hlk. Yerli dokuması kara bezden yapılmış köylü kadın yeldirmesi. 3. sf. Canlı, hareketli, atik: “Lastik ayakkabılarının üstünde kıvrak ve çevikti.” -H. Taner. 4. sf. Akıcı, işlek: Kıvrak bir zekâsı var. Kıvrak bir anlatım. 5. sf. hlk. Aceleci. 6. sf. hlk. Güzel, şık, yakışıklı.


kıvrak Fr. Souple
kıvrak

1. Yerli dokuması, kara bezden yapılmış köylü kadın yeldirmesi, ferace. 2. Kadınların başa örttükleri ince tülbent, gelinlerin yüzüne örtülen kırmızı, yeşil renkli, pullu tül ya da krep. 3. Kadınların başlarına örttükleri kenarları saçaklı ipekli örtü, poşu. 4.bk.kıvratma (I). 5. Kısa kadın eteği. 6. Kısa pantalon.


kıvrak

1. Aceleci. 2. Çevik, tetik, çalışkan. 3. Dayanıksız, direşmez : Kıvraklar sözünde durmazlar.


kıvrak

Güzel, şık, yakışıklı, hoşça.


kıvrak

Fazla bükülmüş (ip vb. için): Bu ip çok kıvrak bükülmüş.


kıvrak

Sıkı, kuvvetli : Kilimin bağını kıvrak bağla düşmesin.


kıvrak

El tezgâhında temiz ve kıvrılmış iplikten dokunmuş bez.


kıvrak

1. Tez, ivedi. 2. Çevik.


kıvrak

Çok bükülmüş nesne (iplik, tel vb. için).


kıvrak

Uzun etek.


kıvrak

Kadınların giysilerinin üzerine giyindikleri vücut hatlarını örten giyecek. (*Kırkağaç -Manisa)


kıvrak

1. İnce kadın baş örtüsü. 2. Kıvrık


kıvrak ile benzer kelimeler

kıvrak kıvrak

zf. Kıvrak olarak, kıvrakça: “Birkaç kere gülerek konuştu.” -H. E. Adıvar.

albeni kıvrak

İşgüzar, hamarat.

kıvrak buğday

İlkbaharda ekilip, sonbahar ekimi ile beraber yetişen buğday.

kıvrak darı

İnce taneli, çok patlayan bir çeşit mısır.

kıvrak gömlek

Çok bükülmüş iplikten dokunmuş dayanıklı kumaştan yapılan gömlek.

kıvrak olmak

Çabuk olmak : Zeki, kıvrak kıvrak buraya gel.


"kıvrak" karakter analizi

  • kıvrak, 6 karakter ile yazılır.
  • k harfi ile başlar, k harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 'k', 'ı', 'v', 'r', 'a', 'k', şeklindedir.
  • kıvrak kelimesinin tersten yazılışı ' karvık' diziliminde gösterilir.

(a,k,r,v,ı) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

Yukarıcivanlı

Iğdır ili, Gaziler bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

vırıklamak

1. Kavgadan, kavga alanından kaçmak. 2. Yenilmek.

n-kapalı yuvar

bk. yuvar.

kira tavanı
İng. rent celling

Konut kiraları için hükümet tarafından belirlenen en yüksek fiyat veya artış oranı.

kıvrakça

zf. (kıvra'kça) Kıvrak bir biçimde.

kıvrak - Scrabble puan değerleri

HarfPuan
k1
ı2
v7
r1
a1
k1
Toplam puan değeri13