dondurarak saklama

dondurarak saklama İng. freezing storage

Yemlerin elde edildikleri andaki besin değerlerinin korunması için yapılan dondurma işlemi.


dondurarak saklama ile benzer kelimeler

dondurarak kurutma

İng. freezing dry

Donmuş balıkların vakumlu sistemde kurutulması işlemi.


İng. freeze drying

Su içeren bitki, mikroorganizma, hayvan doku ve organlarının su içeriklerinin ortamdan uzaklaştırılması veya biyolo...

dondurarak-çöktürülmüş plazma

İng. cryopresipitat plasma

Kan bankalarında bir vericiden alınan plazmanın hızlı bir biçimde dondurulması ve antihemofilik faktörden zengin bir fraksiyon oluşturacak biçimde yavaş olarak eritilmesi suretiyle elde edilen plazma.

basamaklı saklama yönetimi

İng. hierarchical storage management

belge saklama ve gösterme sorumluluğu

İng. production of documents

Vergi yöntemi yasasında belirtilen temel yargılara göre ilgililerinin vergi örgütlerine göstermekle zorunlu bulundukları yasal yazılıklar ve bunlara ilişkin tanıtlayıcı belgelerin belirli süreler bitimine değin saklanılması soru...

bilgi saklama

İng. digital information storage

Bilginin sayısal veriler biçiminde, bellek olarak işlev gören herhangi bir ortam üzerine düzenli olarak yazılıp korunması.

bilgi saklama yoğunluğu

bk. veri saklama yoğunluğu.

değer saklama aracı

İng. store of value

Para, döviz, altın gibi zaman içinde kendi değerini koruyan ve bu nedenle değer biriktirme amacıyla kullanılan nesneler.

dış saklama birimi

İng. external storage

"dondurarak saklama" karakter analizi

  • dondurarak saklama, 18 karakter ile yazılır.
  • d harfi ile başlar, a harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 'd', 'o', 'n', 'd', 'u', 'r', 'a', 'r', 'a', 'k', ' ', 's', 'a', 'k', 'l', 'a', 'm', 'a', şeklindedir.
  • dondurarak saklama kelimesinin tersten yazılışı ' amalkas kararudnod' diziliminde gösterilir.

(a,d,k,l,m,n,o,r,s,u) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

tandur poslamak

sonuçlandırmak

(-i) Sonuca ulaştırmak, bitirmek, neticelendirmek, intaç etmek.

soluklandırmak

(-i) Soluklanma işini yaptırmak.

soluklandırma

a. Soluklandırmak işi.

randevusu olmak

belli bir saatte, belli bir yerde buluşmak için biriyle sözleşmiş olmak: “Bilmem ki anne, gene o Fahri'yle randevusu olmasın