dilin beklemek, (dilini beklemek)

dilin beklemek, (dilini beklemek)

Sükût etmek, dilini tutmak


dilin beklemek, (dilini beklemek) ile benzer kelimeler

dilini beklemek

bk. dilin beklemek

buğday ekmeğin yoksa buğday dilin de mi yok?

“görüştüğün kimseyi ağırlayacak, onun istediklerini yapacak durumda olmayabilirsin ama tatlı dille onun gönlünü hoş edebilirsin” anlamında kullanılan bir söz.

dilin açık veya dış şekli

Fr. forme extérieure de la langue

Bir dilin gereçlerini meydana getiren deyi işaretleri ve araçları.

dilin duygu yönü

Oyuncunun, sözcüklerin getirdiği duyguları, düşünceleri, bağlantıları, anlamları ve anıları bilecek yolda konuşmasını hazırlar. Sözlerinin duygu yönünü kavrayamayan oyuncunun baştan sona yanlış konuşacağı üzerinde durulur (Stanislavski Yöntemi).

dilin kapalı veya iç şekli

Fr. forme intérieurede la langue

Bir dilde açık şeklin gösterdiği genel yönelme. Buna dilin kuruluşu veya kuruluş kalıbı (Système d'une langue ou Système concret d'une langue) da denir.

dilin kemiği yok

“insan doğru veya yanlış her şeyi söyleyebilir” anlamında kullanılan bir söz.

ağzını dilini bağlamak

birini konuşamaz duruma getirmek: “O şıllık basmış büyüyü, adamcağızın ağzını dilini bağlamıştı.” -R. N. Güntekin.

dilini bağlamak

bir kimseyi herhangi bir sebeple söz söyleyemez duruma getirmek, susmak zorunda bırakmak: “Ortağım burada kocama basmış büyüyü, basmış büyüyü. Dilini, ağzını bağlamış adamcağızın.” -R. N. Güntekin.


"dilin beklemek, (dilini beklemek)" karakter analizi

  • dilin beklemek, (dilini beklemek), 33 karakter ile yazılır.
  • d harfi ile başlar, ) harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 'd', 'i', 'l', 'i', 'n', ' ', 'b', 'e', 'k', 'l', 'e', 'm', 'e', 'k', ',', ' ', '(', 'd', 'i', 'l', 'i', 'n', 'i', ' ', 'b', 'e', 'k', 'l', 'e', 'm', 'e', 'k', ')', şeklindedir.
  • dilin beklemek, (dilini beklemek) kelimesinin tersten yazılışı ' )kemelkeb inilid( ,kemelkeb nilid' diziliminde gösterilir.

(b,d,e,i,k,l,m,n) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

bingildemek

Birdenbire sarsılmak, ürpermek.

bedirlenmek

(nsz) esk. 1. Dolunay biçimini almak. 2. Parlak ve sağlıklı görünmek: “Siman bedirlenmiş ay mı bilmem / Dökülmüş sa

yerinde bulmak

doğru olduğunu kabul etmek: “Hayatını değiştirme kararımı yerinde bulması beni de memnun etti.” -C. Uçuk.

yardımcı benlik
İng. auxilary ego

Benliği geliştirmek ya da gereksinmelerini karşılamakta yardımı sağlamak için başka bir

uyandırabilmek

(-i) Uyandırma imkânı veya olasılığı bulunmak: “Bu çeşit mülahazalar bizde ancak bir isyan duygusu uyandırabilirdi.”