dava vekili

dava vekili

a. huk. Avukat sayısı beşten az olan yerlerde avukat yetkisini taşıyan meslek adamı: “Büyük hanın altında sıra kahveler vardır ya; her birinde laakal iki, üç dava vekiline tesadüf edilir.” -R. N. Güntekin.


dava vekili ile benzer kelimeler

başkan vekili

a. Başkanın işini görmesi için yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse.

ders vekili

Öğretimin şeyhülislamca yapılması koşul tutulan Beyazıt medresesinde, bu görevi vekil olarak yerine getiren ünlü müderrislere verilen san.

icra vekili

a. esk. Bakan.

birlikte dava

İng. joinder of parties (of plaintiffs, of defendents)

Yasada belli edilen nedenlere ve kurallara dayanarak, birden çok kişilerce birlikte açılabilen dava.

dava

Ar. da¤v¥

a. (da:va:) huk. 1. Korunmanın bir hüküm ile sağlanması için yargı organlarına başvurma. 2. Sav: “Erkekler larını hanımlar kadar hararetle müdafaa edememişlerdir.” -H. C. Yalçın. 3. mec. Sorun: “O kırkyıllık da bey...

dava açılması zorunluğu ilkesi

İng. principle of compulsory public prosecution

Ceza kovuşturması için yeter kanıtlar ve olaylar bulunduğunda, C. Savcısının kamu davası açma yükümü.

dava açma

İng. confestation

Bir uyuşmazlığın çözümlenmesi, bir hakkın tanınması, korunması, elde edilmesi için dilekçe ile yargılığa başvurma.

dava açmada özerklik

Osm. dava ikamesi muhtariyeti

Kovuşturulması kişisel yakınmaya bağlı suçlarda, ilgilinin başvurmasıyle başlayan suçun kovuşturulması için, kamu yararı gözetilerek C. Savcısına, kamu davası açmada tanınan yetki.


"dava vekili" karakter analizi

  • dava vekili, 11 karakter ile yazılır.
  • d harfi ile başlar, i harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 'd', 'a', 'v', 'a', ' ', 'v', 'e', 'k', 'i', 'l', 'i', şeklindedir.
  • dava vekili kelimesinin tersten yazılışı ' ilikev avad' diziliminde gösterilir.

(a,d,e,i,k,l,v) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

evlilik akdi

a. Nikâh: “Bu nin ortadan kalktığı duyulduğunda, birtakım olaylarla karşılaşabileceğimi düşünmeliydim.” -C. Uçu

zevkinde olmak

zevkine bakmak.

yoldan çevirmek

gideni durdurmak, gitmesine engel olmak.

yardımseverlik
, -ği

a. Hayırseverlik: “Sevimliliğinden, yardımseverliğinden hiçbir şey yitirmemişti.” -A. Kutlu.

Yahudisevmezlik
İng. antisemitism

1. Bir ülke halkına genel olarak tanınmakta olan toplumsal ve yasal haklardan Yahudi kök

dava vekili - Scrabble puan değerleri

HarfPuan
d3
a1
v7
a1
v7
e1
k1
i1
l1
i1
Toplam puan değeri24