damak arka deliği

damak arka deliği İng. foramen palatinum caudale

anat. Canalis palatinus'un, fossa pterygopalatina'da bulunan arka deliği, foramen palatinum kaudale.


damak arka deliği ile benzer kelimeler

damak büyük deliği

İng. foramen palatinum majus

anat. Damak kemiğinin lamina horizontalis’i üzerinde bulunan canalis palatinus'un ön deliği, foramen palatinum mayus.

arka damak n'si ~ geniz n'si ~ nazal n

Azerbaycan Türkçesi: dilarxasi n säsi; Türkmen Türkçesi: ıızkı kentlevük ň; Gagauz Türkçesi: arddilli ň ~ arddamaklı ň ~ geniz ň; Özbek Türkçesi: til όrqa ň;Uygur Türkçesi: (B.Uyg.) burun ünlük tavuşi ň ~ (D.Uyg.) dimağ tavuşi ň; Tatar T...

kanat arka deliği

İng. foramen alare caudale

anat. Köpekte ve atgillerde, basisphenoid’in proc. pterygoideus'unda bulunan canalis alaris'i n arka deliği, foramen alare kaudale.

arka bir etmek, (arka bir eylemek)

Birbirine muzaharet etmek.

arka arka

zf. Geri geri: Arka arka gitti.

art damak

, -ğı

a. anat. Damağın arka bölümü.


İng. soft palate, velum

Ağız boşluğunun üst kısmını çevreleyen kubbemsi yapıdaki damağın g, k, ğ, ñ gibi kalın sıradan ünsüzlerin boğumlanmalarında görev alan arka tarafı. Damağın yumu...

art damak ünsüzü

a. db. Ciğerlerden gelen havanın dil sırtı yardımıyla art damağın çeşitli noktalarında bazen patlayarak, bazen de sızarak oluşturduğu ünsüz: kara, gayrı, yağmur kelimelerindeki k, g, ğ ünsüzleri gibi.


İng. velar, p...

damak

, -ğı

a. anat. Ağız boşluğunun tavanı: “Şimdi yavaş yavaş kendimize geliyoruz ama bir kaldırma ameliyesine muhtacız hâlâ.” -N. F. Kısakürek.


Fr. Palais

1. Kapı rezesi, zemberek, kapıdaki s...


"damak arka deliği" karakter analizi

  • damak arka deliği, 17 karakter ile yazılır.
  • d harfi ile başlar, i harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 'd', 'a', 'm', 'a', 'k', ' ', 'a', 'r', 'k', 'a', ' ', 'd', 'e', 'l', 'i', 'ğ', 'i', şeklindedir.
  • damak arka deliği kelimesinin tersten yazılışı ' iğiled akra kamad' diziliminde gösterilir.

(a,d,e,i,k,l,m,r,ğ) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

yüreği daralmak

sıkılmak, bunalmak, içi daralmak: “Yusuf bütün olayları korkuyla, yüreği daralarak izliyordu.” -Y. Kemal.

yağdırabilmek

(-i, -e) Yağdırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

tutmalık değeri
İng. rental value

Bir taşınmaz malın, tutmanlığa verildiği varsayılarak yılda getireceği gelire göre hesap

sürekli dağılım
İng. continuous distribution
sığdırabilmek

(-i, -e) Sığdırma imkânı veya olasılığı bulunmak.