büyüme

büyüme

a. Büyümek işi: “Selim'in büyümesiyle ulu ağaca tırmanma özlemi de arttıkça arttı.” -Halikarnas Balıkçısı.


büyüme Fr. Accroissement
büyüme Fr. Développement
büyüme İng. growth

1. Bir organizmanın oğulcuktan başlayarak yetişkinlik dönemine değin geçirdiği bir dizi değişikliğe verilen ad. 2. Çocukta ve gençte daha olgun bir evreye ya da evrelere erişmek üzere oluşan bedensel, duygusal, zihinsel vb. değişme.


büyüme İng. growth, rate of growth

1. Bir ekonomide sayısal olarak ifadesi mümkün olabilen makro büyüklüklerin yüzde olarak artışı. 2. Bir ekonomide yaratılan gayrisafî millî hasıladaki (veya gayrisafî yurtiçi hasıladaki) sabit fiyatlarla hesaplanan niceliksel değişme. krş. nominal büyüme


büyüme, gelişme Osm. neşvünema

(botanik, biyoloji)


büyüme İng. growth

Canlının tüm olarak ya da örgen ve görevlerinden herhangi birisinde nicelik açısından baş gösteren gelişme.


büyüme İng. growing

Canlıların belli bir süre içerisinde ağırlık ve uzunluk özellikleri bakımından artış göstermesi.


büyüme İng. growth

Belli bir dönemin başlangıcındaki ve bitimindeki üretim tutarları arasında gerçekleşen artış. (Kimi toplumbilimcilerce ekonomik gelişme ile eşanlamda kullanılır.)


büyüme Osm. neşvünema
büyüme İng. growth

Zigotun oluşumundan itibaren ergin canlı ağırlığa ulaşana kadar canlının ağırlık kazanması.


Büyüme Osm. Neşvünema

büyüme ile benzer kelimeler

ansal büyüme

İng. mental grov/th

Takvim yaşına koşut olarak ruhsal herhangi bir süreçte, özellikle anlıkta gerçekleşen gelişme.

ansal büyüme eğrisi

İng. mental growth curve

Bireyin ya da bir topluluğun anlık ortalamasını, zaman ve nicelik açısından gösteren çizgi.

aşırı dışa dönük büyüme

bk. aşırı ticaret artırıcı büyüme

aşırı içe dönük büyüme

bk. aşırı ticaret azaltıcı büyüme

aşırı ticaret artırıcı büyüme

İng. ultra pro-trade biased growth

H.G. Johnson’ın büyüme ve dış ticaret ilişkisinin araştırdığı kuramda, gelir artışına bağlı olarak istemin tamamen dışalıma yönelip yerli mal isteminin gerilediği durum.

aşırı ticaret azaltıcı büyüme

İng. ultra - anti - trade biased growth

H.G. Johnson’ın büyüme ve dış ticaret ilişkisinin araştırdığı kuramda, gelir artışına bağlı olarak istemin tamamen yerli mallara yöneldiği ve dışalım isteminin gerilediği durum.

büyüme ağrıları

İng. growing pains

Çocukluk ve yeni yetmelik döneminde iskeletin, kaslardan daha hızlı büyümesi sonucu olduğu sanılan beden ağrıları.

büyüme çatalı

bk. replikasyon çatalı


"büyüme" karakter analizi

  • büyüme, 6 karakter ile yazılır.
  • b harfi ile başlar, e harfi ile biter.

Karakter dağılımı

  • 'b', 'ü', 'y', 'ü', 'm', 'e', şeklindedir.
  • büyüme kelimesinin tersten yazılışı ' emüyüb' diziliminde gösterilir.

(b,e,m,y,ü) harflerinden ile oluşan bazı kelimeler

gözünde büyümek

bir şey bir kimseye olduğundan güç veya önemli görünmek: “Güneşin altında bu sıcak kırları geçmenin ağırlığı gözümde büyüyor

büyülenebilmek

(nsz) Büyülenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

büyülenebilme

a. Büyülenebilmek işi.

berilyum klorür
İng. beryllium chloride

Formülü BeCl2, mol kütlesi 80,9 g, e.n. 400 °C olan , suda kolay çözünen, alkol, b

zümre edebiyatı

a. Seçkin kesimlere hitap eden edebiyat.

büyüme - Scrabble puan değerleri

HarfPuan
b3
ü3
y3
ü3
m2
e1
Toplam puan değeri15